Trakya Panayırları

EdirneKırklareli
Güncelleme:

Panayır, Yunanca kökenli bir kelime olup belirli zamanlarda, çoğunlukla küçük yerleşim yerlerinde kurulan; sergi niteliği de taşıyan büyük pazar anlamına gelir. Kurulduğu alana panayır alanı denir. Panayırların ticaret yolları üzerinde, ticaret merkezi niteliği taşıyan ve güvenli yerlerde kurulması önem taşırdı. Yerel ekonomiye katkılarının yanı sıra, kültürel ve sosyal iletişim bakımından da önemliydiler.

Panayırlar genellikle iki ila yedi gün sürer; çoğu eylül ayında kurulmakla birlikte ağustos ayında ya da ilkbahar ve sonbaharda, yılda iki kez kurulan örnekleri de bulunurdu. Bal Panayırı, Gül Panayırı ve Hayvan Panayırı gibi işlevlerine göre adlar alsalar da çoğunlukla kurulduğu yerin adıyla anılırlardı. Edirne Vilayeti sınırları içindeki Aydos, Kızanlık, Babaeski, Pavli (Pehlivanköy) ve Lüleburgaz (Bergos) panayırları buna örnektir.

Bazı panayırlar dini bayramlarla ilişkilendirilen tarihlerde kurulurdu; Dimetoka’daki Paskalya Panayırı bunlardan biridir. İlk panayırların ne zaman kurulduğu kesin olarak bilinmemektedir. Hunlar ve Göktürkler döneminde görülen bu gelenek Anadolu Selçukluları döneminde de sürmüş, Osmanlılar Trakya ve Anadolu’da panayırlar kurarak geleneği devam ettirmiştir. Osmanlı döneminin önemli panayırları Rumeli’de açılmıştır.

Ticari malların yanı sıra hayvanların da satıldığı panayırlarda, yalnız yerli ürünler değil yabancı ülkelerden gelen mallar da alınıp satılırdı. Panayırların açılması başlangıçta devlet tasarrufundayken, zamanla mahalli idarelere bırakılmıştır. Halkın ihtiyaçlarını karşılamak için panayır alanlarına depo, dükkan, kahvehane, karakol ve çeşme gibi yapılar inşa edilirdi.

Ticaretin yanında kırsal kesimin eğlence merkezleri olan panayırlarda güreş müsabakaları, at yarışları ve tiyatro gösterileri düzenlenirdi. Edirne’de her yıl açılan Kırkpınar Panayırı ile Keşan’daki Ilıca Panayırı’nda pehlivan güreşleri yapılırdı. Savaşlar, kaybedilen topraklar, idari ve mali yapının bozulması pek çok yerde panayırların sayısını azaltmıştır.

Cumhuriyet Dönemi

Cumhuriyet’in kuruluşundan hemen sonra, erken Cumhuriyet döneminde panayırlar yeniden açılmaya başlanmış; Trakya Umum Müfettişliği de bu faaliyetleri teşvik etmiştir.

Pavli (Pehlivanköy) Belediyesi’nin kuruluşundan Trakya’nın Yunan işgaline kadar her yıl 7 Eylül’de açılan Pavli hayvan ve emtia panayırı, 1925’te bir hafta sürmek üzere yeniden kurulmuştur. Trakya Umum Müfettişi Dr. İbrahim Tali Bey (Öngören), Emniyet Müdürü Osman Bey ile birlikte Pehlivanköy Panayırı’nı ziyaret ederek durumu yerinde incelemiştir.

Keşan Panayırı 29 Ağustos 1925’te hayvan, eşya ve zahire panayırı olarak açılmıştır. Bir hafta süren panayırda Himâye-i Etfâl (Çocuk Esirgeme Kurumu) ve Tayyare Cemiyeti yararına güreş ve spor müsabakaları düzenlenmiş; üçüncü gün şehit çocukları için bir sünnet töreni yapılmıştır.

Bu panayırları Balçık (Saray), Çorlu, Babaeski, Lüleburgaz, Silivri ve Malkara’daki panayırlar izlemiştir. Bunlar içinde en ünlüleri Balçık ve Pavli panayırlarıydı. Açılışları gazeteler aracılığıyla ilan edilir, il ve ilçe belediyelerine yazılar gönderilerek duyurulurdu.

Trakya’nın ilçelerinde rağbet gören panayırlar, köylülerin yetiştirdikleri ürünleri ve hayvanları satmalarına; ihtiyaç duydukları malları almalarına imkan sağlardı. Panayırlarda kurulan sağlık merkezlerinde doktorlar ve veteriner hekimler görevlendirilir; belediye ve köy idareleri de buradan gelir elde ederdi. Radyo çadırlarında haberler ve Türk müziğinin neşeli parçaları ziyaretçilere dinletilirdi.

Sonbahar panayırlarında dönme dolaplar, atlıkarıncalar ve büyük zincirli salıncaklar kurulur; çadır tiyatroları, konserler ve cambaz gösterileri düzenlenirdi. Destan okuyucuları çantalarındaki destanları okuyup satmaya çalışır; halkaları geçirme ve langırt oyunları oynanırdı. Renkli kurabiyeler, pamuk şekeri, horoz şekeri ve çubuklara sarılmış macunların yanı sıra, çömlekçilerin sergilerinde toprak tencere ve kaplar, boyalı darbukalar ve süslü testiler ilgi görürdü.

Resim 1: 14 Haziran 1941 tarihli Cumhuriyet gazetesi (9)
Resim 1: 14 Haziran 1941 tarihli Cumhuriyet gazetesi (9)

Kentleşme, teknoloji ve ekonomik-sosyal hayattaki değişimler, panayırların önemini azaltmış; zamanla yerlerini sergilere, fuarlara ve festivallere bırakmalarına yol açmıştır. Edirne’deki Kırkpınar Panayırı Kırkpınar sergilerine, Babaeski Panayırı Tarım Festivali’ne, Havsa Panayırı ise Tarım Aletleri ve Hayvancılık Festivali’ne dönüşmüştür.

Resim 2: 18 Ağustos 1930 tarihli Son Posta gazetesinde yayımlanan Balçık Panayırı ilanı (7)
Resim 2: 18 Ağustos 1930 tarihli Son Posta gazetesinde yayımlanan Balçık Panayırı ilanı (7)

Günümüze eski canlılığını koruyarak ulaşan Trakya panayırlarından Pavli (Pehlivanköy) Panayırı, 10–13 Eylül 2026 tarihlerinde 116. kez düzenlenmiştir. Ergene Nehri kıyısında kurulan panayır, İstanbul dahil çevre il, ilçe ve köylerden büyük ilgi görmüş; renkli görüntülere sahne olmuştur.

Resim 3: Günümüzde kurulan Pavli (Pehlivanköy) Panayırı’ndan bir görünüm (11)
Resim 3: Günümüzde kurulan Pavli (Pehlivanköy) Panayırı’ndan bir görünüm (11)

Kaynaklar

  1. Balcı, E. Osmanlı Devleti’nde Panayır ve Pazar Kurumlarının İdari ve Sosyo-Ekonomik Temelleri. Zeyrek, 2025.
  2. Çalışkan, V. “Geleneksel Periyodik Ticaret Mekanları Olarak Panayırlar: Çanakkale Örneği.” Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Cilt 10, Sayı 2, Aralık 2008, s. 217.
  3. Demirtaş, B. “Saray Nahiyesi Balçık Panayırı (18–20. yy).” Elektronik Siyaset Bilimi Araştırma Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Haziran 2011.
  4. Edirne Postası, 8 Eylül 1925.
  5. Vakit, 6 Teşrinievvel 1934.
  6. Akşam, 10 Ekim 1934.
  7. Son Posta, 18 Ağustos 1930.
  8. Son Posta, 14 Haziran 1940.
  9. Cumhuriyet, 14 Haziran 1941. stanbul.edu.tr
  10. Tan, 28 Eylül 1942.
  11. Kırklareli Valiliği, Pavli Panayırı.