Edirne’nin Simgelerinden Biri: Hacılar Ezanı Çeşmesi
Edirne’de yaz sıcaklarının gölgede 35 dereceyi bulduğu bugünlerde suya duyulan ihtiyaç, çeşmelerin önemini bir kez daha hatırlatmaktadır. Osmanlı döneminde yaptırılan çeşmeler, halkın su ihtiyacını karşılarken; meydan çeşmeleri de gelip geçenlerin, yolcuların ve hayvanların su ihtiyaçlarını gidermiş, sıcak yaz günlerinde bunalanların serinlemesine imkan sağlamıştır.
Hacılar Ezanı Çeşmesi, adından da anlaşılacağı gibi, Edirne’de hacca gideceklerin toplandığı Hacılar Ezanı mevkiinde yapılmış bir meydan çeşmesidir. Burası yalnızca Edirne’den değil, Rumeli’nin farklı bölgelerinden gelen ve Edirne’de bir süre konakladıktan sonra yola çıkacak hacıların uğurlandığı, dönüşlerinde ise karşılandığı önemli bir buluşma noktasıydı.
Hacılar Ezanı, uzun yıllar boyunca Edirnelilerin günlük konuşmalarında da “Hacılar Ezanı’nın yakınında”, “ötesinde” veya “berisinde” şeklinde yer tariflerinde kullanılan önemli bir referans noktası olmuştur.
Yeri
Çeşme, E5 Karayolu üzerindeki Atatürk Bulvarı, diğer adıyla Talat Paşa Asfaltı üzerinde, Margi Hotel’in yanında yer almaktadır.
Yapıldığı dönemde şehrin dışında kalan çeşme; Trakya Üniversitesi’nin kurulması, Tıp Fakültesi’nin yeni yerleşkesine taşınması, şehrin büyümesi ve yeni yerleşim alanlarının oluşmasıyla birlikte bugün şehir dokusu içinde kalmıştır.
1990’lı yıllarda Yancıkçı Şahin Mahallesi Muhtarlığı sınırları içinde bulunan çeşme, günümüzde 1. Murat Mahallesi sınırları içinde yer almaktadır. Arka cephesinde kubbeli bir namazgah bulunmaktadır.
Edirne Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 4 Temmuz 2003 tarih ve 7697 sayılı kararıyla, korunması gerekli birinci grup taşınmaz kültür varlığı olarak tescil edilmiştir.
Planı
Yatay ve dikdörtgen planlı olan çeşme, kesme taştan yapılmıştır. Yapı, yukarıdan aşağıya doğru uzanan iki yatay silme ve tavan bölümüyle üç kısma ayrılmıştır. Cephenin iki yanında birer plaster1 bulunmaktadır.
Ön yüzünde üst üste yerleştirilmiş iki kitabe vardır. Üstteki yapım kitabesinden, çeşmenin 1798 yılında Ahmet Ağa tarafından yaptırıldığı, burada bir kasır bulunduğu ve çeşmenin bu kasra ait olduğu anlaşılmaktadır. Alttaki onarım kitabesi ise çeşmenin 1903 yılında Cezzar Mustafa Bey tarafından tamir ettirildiğini göstermektedir. Her iki kitabe de mermer zemin üzerine sülüs hatla yazılmıştır.
Çeşmenin düz kenar silmesinden başlayarak yapının çevresini dolaşan, dışbükey ve yarım daire biçiminde bir silme bulunmaktadır. Bu silme aynı zamanda iki kitabeyi birbirinden ayırmaktadır. Üstte yer alan yapım kitabesinin sağ ve sol alt köşelerinde birer madalyon bulunmaktadır.
Mülkiyeti Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne ait olan çeşme, önünden geçen yolun zamanla doldurulup yükseltilmesi nedeniyle bugün yol seviyesinin altında kalmıştır. Çeşmenin önünde, hayvanların su içmesi amacıyla yapılmış beş bölümlü yalak toprakla dolarak zeminin altında kalmıştır. Günümüzde görülen muhdes2 yalak ise 2005 yılındaki onarım sırasında eklenmiştir.
Çeşme, çeşitli tarihlerde onarım görmüştür. Son olarak 2005 yılında, Edirne Eski Eserleri Koruma ve Yaşatma Derneği tarafından yürütülen “Eski Eserleri Koruma ve Yaşatma” çalışmaları kapsamında yeniden onarılmıştır.
Bu onarım sırasında sökülmüş olan ayna taşının yerine düz bir mermer yerleştirilmiş ve merkezine bir lüle, yani musluk takılmıştır. Cephedeki taş yüzeyler temizlenmiş, kırık ve eksik taşlar tamamlanmıştır.
2026 yılına gelindiğinde çeşme yol seviyesinin daha da altında kalmış, lülesi sökülmüş ve suyu akmaz duruma gelmiştir.
Kaynaklar
- Köylüoğlu, N.; Edirne’de Osmanlıdan Günümüze Su Yapıları, İstanbul, 2001.
- Edirne’de Çeşmeler ve Su Çalışmaları, Yöre Dergisi, 2002.
- Tuğrul, H. M., Kazancıgil, R.; Edirne’de Osmanlı Döneminden 2000 Yılına Kalan Mimari Eserler Albümü, İstanbul, 2000.
- Kandemir, M.; Edirne Çeşmeleri, Edirne, 2008.
- Hacılar Ezanı Namazgahı ve Çeşmesi - kulturenvanteri.com
- Hacılar Ezanı Çeşmesi - gezibilen.com
Notlar
- Plaster: Çeşme cephelerinde kemerlerin veya nişlerin iki yanında yer alan, yapıya estetik derinlik ve denge kazandıran düşey mimari elemandır. Tamamen bağımsız bir sütun olmamakla birlikte, çeşme aynasını ve üst saçağı taşıyan bir sütun ya da paye izlenimi verir.↩
- Muhdes: Tarihî bir yapının özgün mimarisine veya biçimine uygun olmayan, sonradan eklenmiş bölümleri ifade eder. Kaynak: Kubbealtı Lugatı.↩

