Edirne Kalesi’nin Kapıları
Edirne Kalesi, yüzyıllar boyunca yalnızca bir savunma yapısı değil, kentin günlük yaşamını yönlendiren bir sınır ve geçiş alanı olmuştur. Şehre açılan kapıları, bu yapının hem askeri hem de sosyal işlevini yansıtan önemli unsurlardır.
Bu kapılar, kalenin şehre açılan farklı yönlerini ve Edirne’nin iç hareketliliğini yansıtan geçiş noktalarıydı. Germe Kapı’nın dışında, Edirne Kalesi’nin dokuz kapısı daha bulunuyordu.
1. Kule Kapısı:
Üç Şerefeli Camii yakınında, saat kulesinin yanında yer almaktadır.
2. Topkapı:
Ağaç Pazarı’na açılır. Sultan II. Murat döneminde yapılmıştır. Bu adın verilmesinin nedeni, Tophane’nin o dönemde kale içinde bulunmasıdır.
3. Kafes Kapısı:
Mihal Köprüsü semtine açılır. Eski dönemde “kafes” denilen kadınlar hapishanesinin (cezaevinin) bu kapının yakınında bulunmasından dolayı bu ad verilmiştir.
4. Keçeciler Kapısı, diğer adıyla Kazancılar Çarşısı Kapısı:
Tabakhane semtine açılır. Kapının dış kısmında Keçeciler Çarşısı, iç kısmında ise Kazancılar Çarşısı bulunduğu için bu adla anılmıştır.
5. Uğrun Kapısı:
Germe Kapı yakınına açılır. Çok küçük, saklı ve fark edilmesi güç bir konumda bulunduğundan bu ad verilmiştir.
6. Manyas Kapısı:
Dâr’ül-hadis Camii yanına açılır. Büyük depremde yıkılan kapı, Sultan I. Mahmut döneminde onarılmıştır.
7. Tavuk Kapısı:
Tahtakale semtine açılır. Bu ad, Edirne’nin ünlü besili tavuklarının çoğunlukla bu bölgede satılmasından kaynaklanmaktadır.
8. İğneciler Kapısı:
Kapının iç kısmında balık pazarı bulunduğundan Balık Pazarı Kapısı olarak da anılır. Bat / Bitpazarı denilen yerin yakınına, Direk Çarşısı yönüne açılır. Eskiden bu kapıya İstanbul Kapısı da denilirdi; ancak bu ad zamanla tamamen unutulmuştur.
9. Orta Kapı:
Ali Paşa Çarşısı’nın ortasına açıldığı için bu adla anılmıştır.
Zaman içinde görüş ve uygulamaların değişmesiyle birlikte, kale duvarları ve burçların iç ve dış taraflarına evler ve dükkânlar yapılmış; kale, şehrin ortasında yapılaşma içinde kalmıştır.
1866 ve 1880 yıllarında, yıkılma tehlikesi oluşturan kale duvarları ve burçlar yıktırılmış; taşlarının satışından elde edilen gelirle Edirne Gurebba Hastanesi (Belediye Hastanesi) ve yoksul çocuklar için bir yetiştirme yurdu yaptırılmıştır. Kaleden geriye saat kulesi ve Topkapı burçları kalmışsa da bu burçlar da daha sonra yıktırılmıştır. Günümüzde yalnızca saat kulesi ve bazı duvar kalıntıları ayakta kalmıştır.
Edirne Müzesi Müdürlüğü’nün 2007 yılında Zindanaltı mevkiinde başlattığı kurtarma kazıları sonucunda, kale surlarının bir bölümü yeniden ortaya çıkarılmıştır.
Kaynaklar
- Kazancıgil R., Gökçe N.; Tosyavizade Dr. Rıfat Osman’ın Kaleminden Edirne, Edirne, 2013
- Eyice S.; “Bizans Devrinde Edirne ve Bu Devre Ait Eserler”, Edirne’nin 600. Fethi Yıldönümü Armağan Kitabı, Ankara, 1993
- Tosyavizade Dr. Rıfat Osman Bey; Edirne Rehnüması, Edirne
- Kazancıgil R.; “Alleksandr Zografos’un Edirne Tabloları ve Dr. Rıfat Osman Bey”, Yöre, Sayı: 25–26, 2002
- Peremeci O. N.; Edirne Tarihi, İstanbul, 1940
- Tuğrul H. M., Kazancıgil R.; Edirne’de Osmanlı Döneminden 2000 Yılına Kalan Mimari Eserler Albümü, İstanbul, 2000

