Hafız Rakım Ertür ve Girit Sürgünleri
Hafız Rakım Ertür (1884–1961), Edirne’nin Karanfiloğlu semtinde doğmuştur. İlköğrenimine bu semtteki Topal Hoca Mektebi’nde başlamış, Kirişhaneli Hafız Ali Hoca’dan Kur’an’ı hıfzetmiş ve 1892’de dönemin ilk öğretmen okulu olan Dâr’ul Muallim-i Sıbyan’dan mezun olmuştur.
Edirne Eski Cami imamı olan babasının vefatı üzerine, o dönemin kurallarına göre padişah fermanıyla 1911 yılında Edirne Eski Cami ikinci imamlığına, 1918’de ise aynı caminin baş imamlığına atanmış ve vefatına kadar bu görevde kalmıştır.
İmamlık görevinin yanı sıra, Balkan Savaşı öncesinde kurulmuş olan İttihat Terakki Okulu’nda ve savaş sonrası şehit çocuklarının eğitimi için açılan Dârül Eytam’da öğretmenlik yapmıştır. Musikiyle yakından ilgilenmiş, ney üflemiştir. Sadece okuyan değil aynı zamanda yazan; geniş bilgiye sahip, hoşgörülü, aydın ve yeniliklere açık bir din adamı olan Hafız Rakım Ertür, Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin1 de aktif bir üyesidir (1).
23 Temmuz 1920’de Edirne’nin Yunanlılar tarafından işgali sonrası, kentin ileri gelenlerinin Yunan yönetimi tarafından sivil esir olarak Girit Adası’na sürülmesiyle Hafız Rakım Ertür de bu sürgün edilenler arasında yer almıştır (1,2).
Girit Sürgünleri
Edirne’nin işgalinden sonra da Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin faaliyetleri sürmüştür. Edirne vilayetinde istatistik memuru olarak çalışan ve Yunanlılarla iş birliği yapan “Te’min” gazetesi sahibi Neyyir, Edirne’yi savunmaya çalışan Trakya Paşaeli Heyeti üyelerinin isimlerini ve hatta resimlerini Yunan idaresine vermiştir.2
11 Eylül 1922 tarihinde evlerinden alınan ve "Yunanlılar tarafından siyasi mücrim3 sıfatıyla nefyedilen4 Edirneliler" adını taşıyan ilk listede; Trakya Paşaeli Cemiyeti Reisi Şevket Bey (Dağdeviren), Müftü Hilmi Efendi, Yazı İşleri Sorumlusu Nihad Ali Bey (Uluğ), İdare Heyeti Üyesi Hüsameddin Bey, Yakup Efendizade Derviş Bey, şehrin ileri gelenlerinden Eski Cami İmam ve Hatibi Hafız Rakım (Ertür) Efendi, Dr. Ali Bey, Dr. Fuad Bey, Eczacı Ferid Bey, Öğretmen Yakup Bey, Kazım Bey, Mehmet Hilmi Efendi (eski noter), Cevdet Paşazade Haşim Bey, Mehmet Paşazade İbrahim Bey, Cevdet Paşazade Akif Bey, Nihat Bey, Cevdet Bey, Mahmut Ağa, Şakir Efendi, Ramazan Ağa, Şaban Salih, Nuri Ağa olmak üzere toplam 23 kişi yer almaktadır (1–3). Bu kişiler önce Kuleliburgaz’a, ardından Dedeağaç’a götürülmüş; buradan da vapurla Semadirek ve Midilli adaları üzerinden Girit’e (Hanya Kampı’na) sevk edilmişlerdir (2–3).
Hanya Mevlevihanesi
Esirler, Girit’te Hanya Türklerinden büyük destek görmüşlerdir. Hanya Mevlevihanesi Şeyhi Şemseddin Efendi’nin girişimleriyle tekke, Rumların elinden alınarak esirlerin barınma ve yiyecek ihtiyaçları karşılanmıştır. Kadınlar şeyhin ailesi tarafından evlerde ağırlanmış, erkekler içinse semahane yatakhaneye dönüştürülmüş, tekkenin geniş bahçesi esirlerin vakit geçirdiği bir alan haline getirilmiştir (4).
Hafız Rakım Ertür’ün Ratıp Kazancıgil tarafından günümüz Türkçesine aktarılıp Yöre dergisinde yayımlanan “Girit Sürgünü” anılarında; Mevlevihane’nin çevresinin düzenli duvarlarla çevrili olduğunu, dergâh dışındaki arazide her çeşit meyve ve sebzenin yetiştirildiğini, zümrüt yeşili ağaçların güzelliği içinde, yüksek ve manevi bir hayat oluşturan doğal ortamın insanı derinden etkilediğini anlatmakta; Hanya Mevlevihanesi şeyhleri hakkında kısa bilgiler vermektedir. Ancak oradaki gündelik yaşantılarına dair ayrıntı vermemektedir.
Yukarıda ayakta duranlar (sağdan sola): Mahmut Ağa (Edirne), Hüsamettin Efendi (Edirne), Fuad Bey (Edirne), Nail Bey (Kırklareli), Hüseyin Bey (Kırklareli), Ahmed Efendi (Kızılcıkdere5)
Orta sıra (sağdan sola): İbrahim Bey (Edirne), Kazım Bey (Edirne), Ramazan Ağa (Edirne), Şevket Bey (Edirne), Ali Bey (Edirne), Akif Bey (Edirne)
Ön sıra, yerde oturanlar (sağdan sola): Hafız Rakım Ertür (Edirne), Rıza Bey (Edirne), Cevdet Bey (Edirne), Nihat Bey
Not: Fotoğraflar, esirler arasında bulunan gazeteci İbnülcemal M. Rağıb tarafından çekilmiştir.
30 Ocak 1923’te imzalanan Türk-Yunan antlaşması uyarınca, ilk sivil esir kafilesi 23 Mart 1923’te Yunan bandıralı Propontis vapuruyla İstanbul Tuzla Limanı’na getirilmiştir. Bu ilk kafilenin tamamı Trakyalıdır. Hafız Rakım Ertür’ün de dâhil olduğu 23 Edirneli sivil esir bu ilk kafilede yer almıştır.
Esirler önce Tuzla Karantinahanesi’ne götürülmüş, burada sağlık kontrollerinden geçirilip temizlik işlemleri tamamlandıktan sonra trenle memleketlerine gönderilmişlerdir.
24 Mart 1923 Cumartesi günü trenle Uzunköprü’ye ulaşan Edirneliler için, Bölge Jandarma Kumandanı Hüseyin Hüsnü Bey, Kaza Kaymakamı, Belediye Reisi ve halkın katılımıyla istasyonda bir tören düzenlenmiş; sevinç gözyaşlarıyla karşılanan rehineler, yedi ay süren esaretin ardından ailelerine kavuşmuşlardır (2,3).
Kaynaklar
- Kazancıgil R.; “Hafız Rakım Ertür’ün Kısa Hayat Hikayesi”, Yöre, Sayı: 31-32, Ekim-Kasım 2002
- Bıyıklıoğlu T.; Trakya’da Millî Mücadele, Cilt 1, Ankara, 1992
- Veysi Akın; Yunanistan’ın Milos Adası’na Götürdüğü Edirneli Sivil Esirler, https://www.tuba.gov.tr (Erişim: 20 Kasım 2025)
- Kara İ.; Hanya Mevlevihanesi: Şeyh Ailesi – Müştemilâtı – Vakfiyesi, İslâm Araştırmaları Dergisi, Sayı 1, 1997, s. 115 https://dergipark.org.tr/
- Kazancıgil R.; “Girit Sürgünü Anıları”, Yöre, Sayı: 31-32, Ekim-Kasım 2002
- Edirne Gazetesi, 13 Şubat 1957
Notlar
- Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti; Mehmet Şeref Bey (Aykut), Yolageldili Kasım Bey, Şevket Dağdeviren ve Faik Kaltakkıran tarafından 13 Kasım 1918’de kurulmuştur. Merkezi Edirne’dir. Edirne ve Lüleburgaz’da kongre yapmıştır. En büyük destekçisi Edirne Valisi Zekeriya Zihni Bey olmuştur. Cemiyetin yayın organı Trakya Paşaeli Gazetesi’dir.↩
- Tosyavizade Dr. Rıfat Osman Bey; “Tarihte ve Zamanımızda Edirne Nehirleri”, Millî Mecmua, Yıl: 4, No: 95, Cilt: 8, 1927↩
- Mücrim: Suç işleyen kişi, suçlu↩
- Nefyedilmek: Sürgüne gönderilmek↩
- Kırklareli vilayetine bağlı Kızılcıkdere Köyü↩

